Tekinseyri.com//Bir Seyir Hali-Tasavvuf,Bilim
Yazan Written on: Çarşamba, 18 Ocak 2017 Okunma 13 defa
Öğeyi Oyla
(0 oy)

Bir gün adamın biri zamanının üstadlarından birini ziyarete gelmiş ve ona şu soruyu sormuş:

- Önyargılarımdan ve bağımlılıklarımdan nasıl kurtulabilirim?

Üstad ona cevap vermek yerine ayağa kalkmış ve yakında bulunan bir sütuna kollarını dolayarak bağırmaya başlamış:

- Beni bu sütundan kurtarın!!!

Adam şaşkınlıkla bakarak, üstadın deli olduğunu düşünmüş ve ona şöyle demiş:

- Neden böyle yapıyorsun? Ben senin akıllı birisi olduğunu düşünerek ruhsal bir soru sormaya
geldim. Ama görüyorum ki sen salağın tekisin, sütunu sen tutuyorsun, Sütun seni tutmuyor! Bırak gitsin!  

Yazan Written on: Salı, 10 Ocak 2017 Okunma 73 defa
Öğeyi Oyla
(0 oy)

Üsküdar da Alaca minare karşısında medfun kutbu’l ârifin ve ğavsul vasilin Şeyh Sadık Efendi (kuddise sirruhul-aziz)hazretlerinin kitab-ı mahbublarıdır: 

Allah ü Zül-Celâl’e hamd ü sena,Resulüne salâvat ve selamdan sonra tâlibi didar ve salik-irah-ı hakikât olan mü’min kardeşlerime dualar okuyup tarafımdan kendilerine işbu risale hediye olunmuştur. Zira manevi peder olan bir kimsenin manevi evlatlarına nasihat edip tavsiyelerde bulunmaktan daha büyük bir hediye olmaz.

Benim ruhum gönül gönülden, dil dili var dilden, dile dil dileğin dilden dile verilmez. Hane-i dile Zeyd u Amr ile bile herkes bulunduğu tarîkin ilmini tahsil edip sonra ilmine başlamalı. İlk olarak herkese farz-ı ayn olan Şeriat ilmi ile başlanır. Sonra en lüzumlu olan Tarîkat ilmidir.  Sonra Ma’rifet ilmi lazımdır. Sonra Hakîkat ilmi Hakk’ın nimetidir.

Simurg Özel

Yazan Written on: Pazar, 25 Aralık 2016 Okunma 151 defa
Öğeyi Oyla
(0 oy)

El mana Hu Vallah

Sürekli konuştuğum meselenin ne olduğu sorulsaydı Allaha iman olduğunu söylerdim. Mesela Hz. Mevlana’nın çok güzel bir sözü vardır. El mana Hu Vallah (Mana, anlam dediğimiz şey Allah’ın kendisidir.) Bu sözü etrafında dolaşıyorum. Bana göre Allaha göre konuşmak hayatın anlamıdır.

Feridun Attar’ın Mantık u tayr isimli eserinde ki bazı konulara kafamız takılı kalıyor. Mantık tayr. Kuşların Dili anlamına geliyor. Kuşların konuşulacağına inanılıyor mu inanılmıyor mu? Tek meselemiz bu olay, bize masal gibi geliyor. Bence Müslümanlar kendi dinleriyle, kültürleriyle ilgili en önemli problemi gerçeklik problemi. Bu anlatılanlar geçek olup olmadığına tam ikna olamıyoruz. Daha çok masalsı, bir üslupla inanıp anlıyoruz.

Hikâyenin birinde anlatılır; Efendim yeryüzünde öyle bir yer var yerle gök bir olur.

Yazan Written on: Pazartesi, 12 Aralık 2016 Okunma 149 defa
Öğeyi Oyla
(0 oy)

        Osho, sık sık kendi acılarımızı yarattığımızı hissederiz. Buna rağmen, neden onları yaratmaya devam ediyoruz? Ve insan ne zaman, nasıl kendi acılarını yaratmaktan vazgeçer? 

İlk şey ve anlaşılması gereken çok temel bir şeydir, "Sık sık kendi acılarımızı yarattığımızı hissederiz" dediğinde aslında durum böyle değildir. Sen asla kendi acılarının yaratıcısı olduğunu hissetmezsin. Öyle düşünebilirsin, çünkü sana öyle öğretilmiştir; çünkü yüzyıllardır öğretmenler sana kendi acılarını yaratanın sizler olduğunu, başka hiç kimsenin sorumlu olmadığını öğretmektedir.  Bu şeyleri duymuş, bu şeyleri okumuşsundur. Bunlar senin kanın ve kemiğin olmuştur, senin bilinçsiz koşullanman haline gelmiştir, bu yüzden bazen papağan gibi tekrarlarsın: Biz kendi acılarımızı yaratırız… Ama böyle hissetmezsin, bu senin fark edişin değildir, çünkü bunu fark edersen, o zaman diğer şey mümkün değildir.

Yazan Written on: Pazar, 11 Aralık 2016 Okunma 113 defa
Öğeyi Oyla
(0 oy)

Milyarla galaksiden birinde... Yüz milyarlarca yıldızdan birinin bir uydusunda... Adı “Dünya” koyulmuş bir yerde, “dünyan” yaratıldı!

Dünya’da mı yaşıyorsun, “dünyan”da mı?

Ne kadarıyla yaşamın Dünya’da geçiyor; ne kadarıyla dünyanda?

Doğumundan ölümüne “dünya” adını verdiğin kozan içindesin! Beş duyunla, şartlanmalarınla, değer yargıların ve onların oluşturduğu duygularla ördüğün ve bunların getirisine göre içinde yaşadığın, “kozan” olan “dünyan”da!

Dünya ile “dünyan” arasındaki farkın, farkında mısın dostum?..

İstersen hiç okuma bu yazıyı, “dünyan”daki rüyan bir süre daha devam etsin!.. Hiç değilse ölene, boyut değiştirene kadar! Ama, okursan da, sorumluluk sana ait!

Yazan Written on: Cuma, 30 Eylül 2016 Okunma 562 defa
Öğeyi Oyla
(0 oy)

   Geceni üç buçuğunda ne akarsa bu sularda onu dillendirmeye çalışacağız. 

Arayış içinde olmak. Hemen herkesin içinde olduğu ortak nokta diyebiliriz. Kimi maddi şeylere; eve arabaya işe kadına kariyere…

Kimi mana âleminde Kalbin, ruhun, düşüncenin duygularının, insanın psikolojisinin, insan şuurunun ahlak vb. bunlarla ilgili arayışlara girer.

Kimi ise sadece gerçeğin peşinde ömür sürmek ister. En önemli mesele beklide gerçeği aramak. Gerçek dediğimiz nedir? Gözle gördüklerimiz mi, yada beş duyularımızla algıladıklarımız mı yoksa bilimin ışığında aklın ışığında gerçeğe doğru bir yolculuk mu?

Gerçeğe nasıl ulaşabiliriz? Dini öğretilerin, kalbin, vicdanın ve akıl gibi unsurlarla mı gerçeğe ulaşabiliriz. Beklide tüm saydıklarımız gerçeğe ulaşmak için yapbozun parçaları gibi bir bütünümü oluşturuyor.

Yazan Written on: Perşembe, 02 Haziran 2016 Okunma 833 defa
Öğeyi Oyla
(1 Oyla)

 Tarikatı aliyyeden Halvetiye'de mukaddes feyiz zincirinin mübarek halkalarından birini teşkil eden ve aynı tarikatın büyük mürşidlerinden olan Şeyh Hayreddîn-i Tokadı (K.S.) Hazretleri, çelebi Halife diye bilinen, zamanının kutbu ve ârifibillâh-ı Şeyh Muhammed Cemalüddin-i Halveti (K.S.) Hazretlerinin yetiştirip, irfan ve tasavvuf âlemine hediye ettiği, Güzel Anadolunun manevî zenginliğini meydana getiren büyük velilerden birisidir.Temiz soy ve nesebi Büyük Müfessir Fahri Razi'ye uzanan ve asil soyundan nice arif âlimler yetişen bu tarikat kutbunu yerinde incelemek gerekir. Hicri 9 ve 10. asırdan itibaren gelişerek İslâm âlemine bir irfan denizi halinde yayılan Halvetiye tarikatının kutlu ve ulu velileri arasında yer alan Halvetiye şeyhi HAYREDDİN-Î TOKADİ (K.S.) HAZRETLERİ'nin hayatını yazmaya, önce Allah'ın Rasûlü (S.A.V.) Efendimiz ile olan zahiri bağlantısını vesikaları ile ortaya koyarak başlamak, "marifet zinciri içerisinde feyz aldığı irfan pınarlarını bir bir göstererek konuya girmek yerinde olacaktır."

Yazan Written on: Salı, 19 Nisan 2016 Okunma 1466 defa
Öğeyi Oyla
(1 Oyla)

Kâdim Bilgelik Söyleşilerinden" Notlar
* Varlığın senin ne olduğundur. Bunu anlayabilmek için önce ne olmadığını görmelisin. Kendin üzerinde derinleş. Özdeşleştiğin şeylerin farkına var. İçinde neler olup bittiğini artik karanlikta değil, aydınlıkta izle. Bu izleme seni her "an" yenilenmeye götürecektir.
* Tutunmalar, ilahi sistemin sana karşı işlediği düşüncesine götürür ve cehennem böyle ayrık, sıkışık hissettiğin yerdir. Celcelutiye bilincinin çalışma sahası da tam olarak burasıdır. "Ehadiyet" ve "Ferdiyet" bilincini insan üzerinden anlatır ki bu çalışma ibadettir. "Lâ" dediğin her şeyden sonra, bıraktığın ne varsa yerine yenisinin geldiğini fark edersin. İnsan her an başkalaşmaktadır ; ama tutunduğu şeyler gelen yeniyi gölgelemekte, aslını göstermemektedir.
* Sistemde yaratılan her şey kendi kaynağına dönmek üzere yaratılmıştır. Tüm evrende aslına rûcu (dönüş) vardır. Evrenin en küçük modeli insandır.

Ne izlesem

 
 

Tavsiye Zikirler

Ne okusam

 
 

Kuran Okusam