Tasavvuf ve Bilim
Write on Pazar, 14 Mayıs 2017 Yayınlandığı Kategori Tasavvuf

Hicri Takvimin (!) Ramazan ayı girdi, ve yine kimi aç – susuz kalanlarca, sakızın, sigaranın, tükürüğünü yutmanın, göz damlasının, kolonya kullanmanın orucu bozup bozmadığı, 20-25 dk. önce-sonra, imsak vakti, top atılmıştı – atılmamıştı tartışmaları da başladı geleneksel ve kaçınılmaz olarak. Diğer bir çok benzeri konuda olduğu gibi, Rasulullah’tan kalan Ruh meydanlarda olmayınca, şekil – ritüel üzerinden abartılı – takıntılı mülahazalar da haliyle boy gösteriyor özgürce.

İman edenler, yani kendisinde güven/eminlik hissi uyanmış ve toplumuna da güven/emniyet verenler; ve bunun ötesinde de Takva’ya ulaşmak, yani Allah’ın “koruması” altına da girmek isteyenlerse bu tartışmaların muhatabı, tartışmalar da onların muhatabı değil.. Çünkü, onlar Kadir Gecesine (Bknz. Kadir gecesi, Özgürleşme süreci!) ulaşabilme azmiyle, Kur’an ifadesiyle Savm (aşamalı – programlı dinginleşme çalışmaları), Sıyam (topluca, toplumca dinginleşme/takva/Kur’an ilkelerinin eğitimleri) ve İtikafa (yoğunlaştırılmış Tefekkür süreçlerine) girme gayretindeler.

Write on Cuma, 12 Mayıs 2017 Yayınlandığı Kategori Tasavvuf

Ego'nun, sahte kendimizin kaderi (!) önceden yazılmıştır evet.. Bilinçaltı tohumları, genetik ve aile, toplumun direktifleri ile atıldığından kaderi önceden yazılmış gibidir. Bu anlamda kader, kelimenin geldiği kök itibariyle de "sınırlayıcı" olandır, sınır koyucudur ve insanın özgürlüğünü, gerçek anlamda "seçim/tercih" yapmasını kısıtlayıcıdır. Halk deyimindeki alın yazısıdır!

Ego, özgür değildir. Tercihlerim sandığı, toplumunun seçimleridir çünkü. 
*** Allah'ın iradesinin önü, farklı manalarının kişide pikler yapmasıyla tıkanmıştır.

Fakat gelen RUH=İlahi bilgeliğin, CAN'ın yaşama geçirilmesiyle, geçilen dengeli=riyazat (82:7) üzere yaşamda Allah'ın iradesi kişiden açığa çıkmaya başlar.

İşte bu, yıllarca sürebilecek ve sonu Selam/Selamet (97:5) olacak sürecin adı, 
KaDeR ile bağlantılı, 

önceki kaderi/alınyazısını örten GECE,

Write on Cuma, 12 Mayıs 2017 Yayınlandığı Kategori Tasavvuf

21. yy insanlığının Sûr’una üfürülen nefesin bir neferi olabilmenin yolu.. Değerlerini tüketerek, yozlaştırarak azap içinde can çekişen; ölmekte olan bir toplumun canlandırılması (Kıyameti),tüm varlığı Hak ile kucaklayan diri bir hayat görüşünün (~Allah’ın dini) ikamesi için gayret etmek. “İnanan” bir insan modunu aşıp Özüne Güvenen ve topluma güven veren bir Mü’min pozisyonuna dirilmek (ba’s).. Kur’an, Hayat, Evrensel İlkeler ve bundan süzülen Hikmet odaklı bir yaşam biçiminde (~din), -insanın doğası gereği- atalar dini, hurafeler, eklemeler, kavramsal tahriflerle meydana getirdiği eksen kayması.. 

“Ve kâfirler/hakikati örtenler; “üstün gelmeniz için bu Kur’ân’ı dinlemeyin,Kur’anın içinde anlamsız sözler yapın/anlaşılmasını her türlü yolla engelleyin” dediler” (Fussilet-26).

NE İZLESEM

 
 

NE OKUSAM