Tek'in seyri - Tasavvuf ve Bilim
Yazan Okunma 50 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Şeddad  İbni Evs (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem.), Seyyidu’l-istiğfarın; “duaların efendisi, istiğfârın en üstünü” olduğunu; bu itibarla, her kim bu duayı, sevabına ve faziletine bütün kalbiyle inanarak gündüz okur da o gün akşam olmadan ölürse cennetlik olacağını, yine her kim, sevabına ve faziletine gönülden inanarak gece okur da sabah olmadan ölürse yine cennetlik olacağını ifade buyurmuşlardır.
 
Efendimiz’in (SAS) tavsiye ettiği bu duaya Efendimiz’in (SAS) işaretiyle “istiğfarların en büyüğü” manasına gelen “Seyyid’ül İstiğfar” denmiştir.⁣⁣

Yazan Okunma 32 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Ahiret mi? Dünya mı? Hangisini istiyorsun?

Adamın birinin çuvalı kaybolur. Çuvalı kime verdiğini bir türlü hatırlıyamaz. Bu sırada namaz kılmaya durur ve namazda kimin aldığını hatırlar. Selam verir. Namazdan çıkınca kölesini çağırır ve felan kişiye git çuvalı iste der. Kölesi ona çuvalı nerede hatırladınız der. Namazda der. Köle "efendim siz demek ki sizi yaradana ibadet peşinde değil çuvalın peşindeymişsiniz" deyince bu güzel sözü ve sağlam ihtigacı sebebiyle köleyi azat eder. Aklı olan gönlünü dünyadan sıyırıp ileriyi düşünerek  ALLAHA ibadet eder ahireti için hazırlık yapar. Nitekim ALLAH'ı TEALA şöyle buyurur:

 

﴾19﴿

 Allah kullarına çok lutufkârdır, dilediğini rızık verir. Güçlü ve üstün olan da O’dur.

Yazan Okunma 36 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Zülkarneyn Aleyhisselam ordusuyla gece yolda giderken ordusuna “ayağınıza takılan şeyleri toplayın” diye emir verir. Ordu bu emri duyunca; içlerinden bir grup:
-“Çok yürüdük, çok yorgunuz. Gece vakti bir de ayağımızı takılan şeyleri toplayarak boşuna ağırlık mı yapacağız. Hiçbir şey toplamayalım” diyerek hiçbir şey toplamıyorlar.


İkinci grup ise;
-“ Madem Komutanımız emretti, birazcık toplayalım, emre muhalefet etmeyelim. Zira ordun komutanına itaat etmek gerekir.” diyerek az bir şey topluyorlar.


Üçüncü grup ise;
-“Komutanımız bir şeyi boşuna emretmez. Muhakkak bildiği bir şey vardır. Bir hikmete mebnidir” diyerek bütün abalarını ağzına kadar doldururlar.
Sabah olduğunda bir de bakıyorlar ki, meğer bir altın madeninden geçmişler de, ayaklarına değen şeylerin altın olduğunun farkına varamamışlar. Bunu anlayınca:

 

Yazan Okunma 71 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

 Ahd-nâme-i Hz. Ali’nin Günümüz Türkçesine Çevirisi

Müminlerin Reisi ve Takva Sahiplerinin Öncüsü Alî bin Ebî Tâlib (Allah Ondan Razı Olsun ve Onun Yüzünü Şereflendirsin) Mâlik bin Haris el-Eşter’i Mısır’a Vali Edip Gönderince Ona Yazdığı Ahdnamenin Tercümesidir. “Ey Mâlik, sana ilk emrettiğim şey, Allah korkusuyla günahlardan kaçınmayı elden bırakmaman; Ona itaat ve ibadeti seçmendir. Daima yüce Allah’ın emrettiği farzlara ve Peygamber’in sünnetine uy! Çünkü hiç kimse saadete erişemez; (insanlar) ancak Allah’ın farzlarına ve Peygamberinin sünnetine uymakla (saadete) erişir ve ancak o farzları ve sünneti inkâr ve kaybetmekle betbahtlığa ulaşır. Daima elinle ve dilinle Cenab-ı Hakk’a yardım et! Çünkü yüce Allah, kendisine yardım edenleri aziz kılmaya kefil olmuştur.

Bir emrim de benliğin istekleri, arzuları bastırınca, nefsini kırman ve (Allah’ın emrine karşı) inatçılık ve isyan ettiği zaman onu çekerek durdurmandır. Her nefsin gereği ve emrettiği şeyler, kötülüktür. Ancak yüce Allah’ın merhamet ettiği kullarından olsa, o müstesna...

NE İZLESEM

 
 

NE OKUSAM