Editor

Editor

Web sitesi adresi: https://www.tekinseyri.com
Write on Cuma, 22 Ocak 2021 Yayınlandığı Kategori Tasavvuf

“Dikkat edin! Vücutta öyle bir et parçası vardır ki, o iyi/doğru/düzgün olursa bütün vücut iyi/doğru/düzgün olur; o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.” Arapça bir kelime olan ‘kalb’ sözlükte bir hâlden bir hâle döndürme, değiştirme, dönüştürme, çevirme anlamlarına gelmektedir. (1)Fizyolojik/maddî ve psikolojik/ruhânî olmak üzere iki boyutu olan kalp kelimesi, Kur’an’ı Kerim’de birçok yerde geçmektedir. Bunun yanında kalple ilişkili ve çoğu zaman onunla aynı anlamda kullanılan bazı kavramlar da yer almaktadır. Bunlar; sadr, fuâd ve lübb’dür. Her birinin anlam derinliğinin farklı olmasına rağmen günlük dilde bu kavramlar kalp ile eş anlamlı kullanılmaktadır. Hâlbuki Hakîm et-Tirmizî’ye göre Kur’an’ı Kerim’i doğru anlamak için bu kavramların aralarındaki anlam farklarının ve idrak gücünün ayırdına varmak gerekmektedir.

Write on Pazartesi, 11 Ocak 2021 Yayınlandığı Kategori Tasavvuf

     Bil ki, Allah'u Teâlâ'yı tanımanın anahtarı, kişinin kendini tanıyıp bilmesidir. Bu yüzdendir ki, şöyle buyurulmuştur: «Nefsini (kendi hakikatini) bilip tanıyan, rabbini tanır.» Bu mevzuda Cenâb-ı Hâk şöyle buyurmuştur: «Pek yakında onlara dışlarında ve kendi nefislerinde âyetlerimizi (kudretimizin ve varlığımızın belgelerini) göstereceğiz. Ta ki, (Peygamberin söylediğinin) hak olduğunu anlasınlar.» (1)

Hulâsa, sana senden yakın hiçbir şey yoktur.Kendini bilmezsen, başkasını nasıl bilirsin? Kendimi biliyorum, tanıyorum diyorsan yanılıyorsun! Zira böyle bilmek, Hakkı tanımanın anahtarı olamaz. Hayvanlar da kendilerinden bu kadar bilir. Sen kendinden başın, yüzün, elin, ayağın, etin ve derinden fazla bir şey bilmiyorsun.

Write on Cumartesi, 19 Aralık 2020 Yayınlandığı Kategori Tasavvuf

Kitap Hakkında

Kıymetli okuyucularımız,
Sizlere, içinde ilâhî öğüt, uyarı ve ibret dolu bir kitap sunuyoruz. Eser, büyük İslâm âlimi İmam Gazâlî'ye (rah) aittir. İmam Gazâlî, bu eserde kırk KUDSİ hadisi bir araya getirerek güzel bir öğüt, uyarıve ahlâk kitabı oluşturmuştur.

Kudsi Hadis:, mânası yüce Allah'a, ifadesi Hz. Peygamber Efendimiz'e (s.a.v) ait olan mübarek sözlerdir. Kur'an'dan ve Peygamberimiz'e ait hadislerden ayrıdır.Peygamberimiz onları Kur'an vahyinden ayrı olarak Allah'tan alıp"; "Yüce Allah buyurdu ki" şeklinde, onun yüce Allah'a ait olduğunu belirten ifadelerle nakletmiştir.
İmam Gazâlî, bu eserde, seçtiği KUDSİ hadisleri nakille yetinmiş, kendisinden hiçbir açıklama eklememiştir.

Write on Cumartesi, 19 Aralık 2020 Yayınlandığı Kategori Kitap

İstanbullu lakabıyla anılan ve tarîkat kıyafetleri ve remizlerini resimlerle açıkladığı Mecmû‘âtü’z-Zarâ‘if Sandûkatü’lMa‘ârif eseriyle tanınan müellifimiz Yahyâ Âgâh Efendi, 1912 senesine dek irşad faaliyetlerini sürdürmüş bir Zenbûrî şeyhidir. Tarîkatının pîri Muhammed Sâdık Erzincânî (v. 1795) gibi telifata önem vermiştir. Elinizdeki çalışma Yahyâ Âgâh Efendi’nin Usûl-i Mukâbele-i Şerîf ve Merâsim-i Usûl-i İkrâr ve İlbâsisimlerindeki iki risâlesinden oluşuyor. Birinci risâlede Nakşibendiyye, Kâdiriyye ve Zenbûriyye tarîkatlarında kelime-i tevhîd, ism-i Hayy zikri, devrân gibi tarîkat âyinlerinin yanı sıra muhtelif gün ve gecelere mahsus Zenbûriyye usûllerinin nasıl icra edildiği anlatılırken, ikincisinde bahsi geçen tarîkatların biat ve hilafet gibi merâsimleri ele alınıyor.

Write on Cumartesi, 19 Aralık 2020 Yayınlandığı Kategori Sinema

         İdealleri için İmamlığı bırakıp Film Yönetmenliği yapan Mehmet, yeni filmi için gereken yatırımı bulamaz. Maddi sıkıntılar içerisinde yaşamını sürdüren Mehmet’in eşi kendisinden boşanır. Küçük kızı Ayşe ile Pansiyonda kalan Mehmet, çekmek istediği filmi için kapı kapı yapımcıları dolaşır. Ancak, Mehmet’in filmine kimse yatırım yapmaz. Mehmet, borç içindedir, parasız kalır ve kızı Ayşe’ye dahi bakmakta zorlanır. Kızı Ayşe’yi Çocuk Yuvasına yerleştiren Mehmet, annesinin vefatıyla derin bir üzüntü ve çaresizlikle dibe vurarak hayata yenik düşer. İntiharın eşiğine gelen Mehmet, yaşam hakkında öğütler veren bir Derviş’in ansızın ortaya çıkmasıyla intihardan döner ve yeniden mücadeleye devam eder. İlk bulduğu işte, zor şartlar altında otelde bir temizlikçi olarak çalışmaya başlar. Ara sıra kızı Ayşe’yi ziyaret eder.

Write on Cuma, 18 Aralık 2020 Yayınlandığı Kategori Sinema

      22 yıl mezarlıklarda bekçilik yapan Beşir'in ilginç öyküsü. Beşir, ailesinden, çevresinden ve dostlarından görmediği ilgiyi mezarlıktaki ölülerde arar. Onlarla konuşur, acılarını ve mutluluklarını onlarla paylaşır. Ailesi ve çevresinden tüm bağlarını koparan mezar bekçisi Beşir, kendini adadığı ölüler dünyasında, onların resimlerinden garip bir koleksiyon yapar. Onu tedavi etmeye çalışan pisikolog ise Beşir'in dünyasında kendini bulacaktır.

 

* Türk Edebiyatı Vakfı

 

* Necip Fazıl Kısakürek Senaryo Yarışması Jüri Özel Ödülü

 

 

Write on Cuma, 11 Eylül 2020 Yayınlandığı Kategori Tasavvuf

MEHMED ALİ HİLMİ DEDEBABA 


İstanbul’da Sultanahmet yakınlarında Göngörmez mahallesinde doğdu. Aynı mahallenin imamı olan Nûri Efendi ile Emine Bacı’nın oğludur. İlk eğitimini aile çevresinden aldı, daha sonra annesi ve babası gibi o da Aşçı Ali Baba’nın rehberliğinde Merdivenköy Şahkulu Sultan Dergâhı postnişini Hacı Hasan Baba’ya intisap ederek henüz on dört yaşında iken Bektaşîliğe girdi (1856). 1858’de Hasan Baba’nın, ardından onun yerine geçen Hacı Ali Baba’nın vefatı üzerine 1863 yılında Şahkulu Sultan Dergâhı postnişinliğine getirildi. Aynı yıl Hacı Bektâş-ı Velî Dergâhı’na giderek postnişin Hacı Türâbî Ali Dedebaba’nın rehberliğiyle ikrar alıp Bektaşî geleneği üzere mücerred oldu. İstanbul’daki irşad vazifesini yürütürken 1869’da tekrar Hacı Bektâş-ı Velî Dergâhı’na gitti, bu defa Türbedar Mehmed Yesârî Baba’nın rehberliğinde Selânikli Hacı Hasan Dedebaba’dan hilâfet aldı.

Write on Salı, 25 Ağustos 2020 Yayınlandığı Kategori Kitap

BÜTÜN BEYİNLİ ÇOCUK

DANIEL J. SIEGEL-TINA PAYNE BRYSON

                                                                                                        UZMAN KLİNİK PSİKOLOG HATİCE SÖNMEZ

Bütün beyinli çocuk her ailenin muhakkak okuması gereken kitaplardan bir tanesidir. Bu anlamda anlam veremediğimiz kısımlara cevap bulabiliyor ve doğru yönlendirmeleri yapabiliyor oluyorsunuz. Ben kitabı okuduktan sonra çok şey öğrendim. sizler içinde faydalı olmasını diliyorum. Keyifli okumalar ?

  GİRİŞ

YIKILMAYIN, AYAKTA KALIN VE BAŞARILI OLUN: 

Ailelerin birçoğunun uykusuzluk, ev ödevleri, oyun hamuru parçalarının bambaşka yerlerden bulunuyor olması vb. başlarına gelen birçok konu sayılabilir.

Write on Cuma, 14 Ağustos 2020 Yayınlandığı Kategori Tasavvuf

 Müsait Zamanlar Müslümanlığı

Sorumluluklarımız hatırlatıldığında, bir görev yüklenmemiz teklif edildiğinde, genelde ilk tepkimiz, savunma refleksimiz şu ifade ile kendini gösterir:

“Ortam müsait değil…”

Müsait olamayış sadece ortamla da sınırlı değil… Toplum, sistem, çevre, konsept, konjonktür, zaman, zemin, özel durumlar namüsaitliğin nedenleri… Yani sorumluluktan sıyrılmanın yollarını çoğaltabiliriz… Nice meşgaleler, bitmez mesailer müsait olamayışımızın hazır gerekçeleri…
Bu algının geldiği nokta ise; müsait zamanlar Müslümanlığı… Tüm zamanların Müslümanlığından, ortamın müsaitliğine bağlı bir Müslümanlık… Boş vakitler uğraşısı…

Sormak gerekmiyor mu? Kulluk bir hobi mi, alışkanlık mı, adet mi ki müsait zamanlara sarkıtalım?
Evet, bu bir fantezi mi? Faraziye mi? Fuzuli bir uğraş mı? Yoksa bir fariza mı?

Write on Pazar, 28 Haziran 2020 Yayınlandığı Kategori Tasavvuf

Cennet ile müjdelenmiş olan Ehl-i sünnet vel-cemaatin dört büyük mezhebinden biri olan Şafii mezhebinin reisidir.

Adı, Muhammed bin İdris’tir. Dedesinin dedesi Şafi, Kureyş kabilesinden ve eshab-ı kiramdan olduğu için, Şafii adı ile meşhur olmuştur. Şafi’in dedesinin dedesi de Haşim bin Abdi Menaf’dır.

150 (m.767) senesinde Gazze’de doğdu. 204 (m.820)’de Mısır’da vefat etti. Kabri, Kurafe kabristanlığında büyük bir türbe içindedir.

Henüz beşikte iken babası vefat etmişti. Annesi onu iki yaşında, asıl memleketleri olan Mekke'ye getirdi. Orada büyüdü. Yedi yaşına gelince Kur'an-ı kerimi ezberledi. Bundan sonra ilim öğrenmeye başladı.

Daha küçük yaşta iken Mekke'de bulunan zamanın meşhur âlimlerinin derslerine ve sohbetlerine devam etmeye başlamıştır. Kendisi, ilim öğrenmeye başladığı bu ilk günleri için şöyle demiştir:

NE İZLESEM

 
 

NE OKUSAM