Tasavvuf ve Bilim
Yazan Written on: Pazartesi, 07 Ocak 2019 Okunma 384 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Sanma ey hace ki senden zer ü sim isterler
Yevme la yenfau da kalb-i selim isterler

Ey efendi Sanma ki senden altın ve gümüş isteyecekler
Hayır Yevme la yenfau da ancak kalb i selim isterler 
Beyitte Şuara suresinin 88 89 ayetlerini telmih mevcut olup; 

Yevme la yenfau malun vela benun / Illa men eta'llahe bi kalbin selim buyurulmaktadır. Mealen O gün (kiyamette) mal da fayda vermez evlatlar da / Ancak sağlam bir kalb ile Allah'ın huzuruna gelenler müstesna demek olur ki şair ahirete temiz kalb ile gitmek gerektigini vurgulamaktadir

Berzah-ı havf ü recadan geçe gör nakam ol
Dem-i ahirde ne ummid ü ne bim isterler

Korku ve ümit merhalesinden geçip nakam olmaya bak
Yoksa son nefeste ne korku ne de umid işe yaramaz

Yazan Written on: Pazartesi, 24 Aralık 2018 Okunma 286 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Derdimendim yâ Rasûlallah, devâ ol derdime,
Destgir ol, yâ Habiballah, bu asî mücrime!..
Sen şefâat kânı varken, yalvarayım ben kime?..
Ben Rasûl-i Kibriyânın, bülbül-ü nâlânıyım.
Mücrimim gerçi, Muhammed Mustafâ hayrânıyım..

Bûy-i vaslındır, muattar eyleyen sünbülleri,
Nur cemâlinden eserdir, bağ-ı aşkın gülleri,
Gül cemâlindir Habîbim, mesteden bülbülleri,
Ben Rasûl-i Kibriyânın, bülbül-ü nâlânıyım.
Mücrimim gerçi, cemâl-i Mustafâ hayrânıyım

Yazan Written on: Pazartesi, 24 Aralık 2018 Okunma 702 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Mükalemeyi Has Risalesi

Sohbet

Hz. Peygambere (S.A.V.) “Allah alemleri yaratmazdan evvel, yaratmaya başlamadan evvel, neredeydi ve ne ile meşguldü.” diye sormuşlardır. Buna cevaben inen ayette: “Altında ve üstünde havanın olmadığı amadaydı.” Buyrulmuştur.

Büyüklerimiz alemler Gayb Alemleri ve Şehadet Alemleri diye ikiye ayrılır demişlerdir. Gayb Alemleri henüz müşahademize girmemiş olan ama varlığı kesin, mutlak olan alemlerdir. Varlıkları kesindir ama bizim müşahedemizde değillerdir. Şehadet Alemleri ise bizim şuhudumuzdadır, görürüz, işitiriz, dokunuruz. Demek ki alemler varlıkları bakımından değil şuhudumuz bakımından ayrışırlar. Esasen her bir insan için hem

Yazan Written on: Pazar, 23 Aralık 2018 Okunma 236 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Bir gün aslan, kurt ve tilki avlanmak için dağa çıkmışlardı. Avları yakalayıp birbirinin sırtına yükletmek ve taşımak için yardım edeceklerdi. Üçü birlikte o geniş kırda birçok av tutacaklardı. Aslında erkek bir aslan için kurt ve tilki ile arkadaşlık etmek ayıptı, lâkin aslan onlara ikram olsun diye, kendilerine yoldaşlığı kabul etti. 

Hikâyedeki aslandan maksat, hakîkat ve mârifet aslanı olan “veliyy-i kâmil”dir. Kurt ve tilkiden murat ise; hayvanlık sıfatından kurtulamamış sûrî insanlardır. Evliyâullah hazarâtı, bazen böyle hayvan sıfatlı insanlarla beraber bulunurlar. Çünkü Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, “Cemaat, Allâh’ın rahmetine sebeptir.” buyurmuştur. Olur ki, cemaat arasında Allâh’ın sevgili bir kulu bulunur; onun yüzü suyu hürmetine, diğerleri de Allâh’ın lutf u keremine nâil olurlar.

Yazan Written on: Pazar, 23 Aralık 2018 Okunma 544 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

DÖRT KAPI-KIRK MAKAM ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

Abdurrahman GÜZEL

“Yüksek medeniyetleri yüce şahsiyetler meydana getirir” veciz sözünü temsil eden mümtaz Türk milletinin mensuplarını, tarihin her döneminde bulabilmemiz mümkündür. Bu cümleden olarak biz; Oğuz kağan"dan – Kaşgarlı Mahmud"a, Yusuf Has Hacib"den Mevlana – Hacı Bektaş, Yunus Emre"ye, Fatih Sultan Mehmed"den – Mustafa Kemal Atatürk"e kadar bu yüksek medeniyete mensup pek çok, devlet ve bilim adamı, şair ve mutasavvıf yetiştiren bir milletiz.

Anadolu"nun Türkleşmesi–İslamlaşmasının ilk tapulu belgesini, 1071"de Alparslan ile birlikte alan Türk milleti, müteakip asırlarda da Anadolu"da; yeni bir medeniyet, yeni bir devlet, yeni bir kültür, yeni bir eğitim– öğretim sistemi geliştirerek

Yazan Written on: Salı, 20 Kasım 2018 Okunma 252 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Çün Dogup Tuttu Cihan Yüzünü Hüsnün Günesi 

Çün doğup tuttu cihan yüzünü hüsnün güneşi 
Kim ola sevmiye bu vech ile sen mâh-veşi 

Türk ü Kürd ü Acem ü Hind bilir bunu ki sen 
Hâşimîsin Arabîsin Medenîsin Kureşî 

Sen emîre kul olan her ne kadar müdbir ola 
Bende-i mukbil olur misl-i Bilâl-i Habeşî 

Dîk-i hikmette pişirdi çü senin sevgini Hak 
Cebraîl olsa nola matbahınm heyme-keşi 

Yerdeki da’veti fevt ola gidem deyu göğe 
Bağladın beline ey nûr-i bilâ-sâye taşı 

Sensin ey püşt ü penâh-ı melek ü ins ü perî 
Enbiyânın güzeli sevgilisi hûbu hoşu

NE İZLESEM

 
 

NE OKUSAM