Kıssadan Hisse

Kıssadan Hisse (37)

Yazan Written on: Pazar, 14 Şubat 2021 Okunma 267 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Ahiret mi? Dünya mı? Hangisini istiyorsun?

Adamın birinin çuvalı kaybolur. Çuvalı kime verdiğini bir türlü hatırlıyamaz. Bu sırada namaz kılmaya durur ve namazda kimin aldığını hatırlar. Selam verir. Namazdan çıkınca kölesini çağırır ve felan kişiye git çuvalı iste der. Kölesi ona çuvalı nerede hatırladınız der. Namazda der. Köle "efendim siz demek ki sizi yaradana ibadet peşinde değil çuvalın peşindeymişsiniz" deyince bu güzel sözü ve sağlam ihtigacı sebebiyle köleyi azat eder. Aklı olan gönlünü dünyadan sıyırıp ileriyi düşünerek  ALLAHA ibadet eder ahireti için hazırlık yapar. Nitekim ALLAH'ı TEALA şöyle buyurur:

 

﴾19﴿

 Allah kullarına çok lutufkârdır, dilediğini rızık verir. Güçlü ve üstün olan da O’dur.

Yazan Written on: Pazar, 14 Şubat 2021 Okunma 299 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Zülkarneyn Aleyhisselam ordusuyla gece yolda giderken ordusuna “ayağınıza takılan şeyleri toplayın” diye emir verir. Ordu bu emri duyunca; içlerinden bir grup:
-“Çok yürüdük, çok yorgunuz. Gece vakti bir de ayağımızı takılan şeyleri toplayarak boşuna ağırlık mı yapacağız. Hiçbir şey toplamayalım” diyerek hiçbir şey toplamıyorlar.


İkinci grup ise;
-“ Madem Komutanımız emretti, birazcık toplayalım, emre muhalefet etmeyelim. Zira ordun komutanına itaat etmek gerekir.” diyerek az bir şey topluyorlar.


Üçüncü grup ise;
-“Komutanımız bir şeyi boşuna emretmez. Muhakkak bildiği bir şey vardır. Bir hikmete mebnidir” diyerek bütün abalarını ağzına kadar doldururlar.
Sabah olduğunda bir de bakıyorlar ki, meğer bir altın madeninden geçmişler de, ayaklarına değen şeylerin altın olduğunun farkına varamamışlar. Bunu anlayınca:

 

Yazan Written on: Pazartesi, 06 Nisan 2020 Okunma 559 kez
Ögeyi Oylayın
(1 Oylayın)

Şebnem dergisi yazarlarından Ebrar Çıtraz’ın kaleminden yavrusunu kaybetmiş anaların öyküsü, misk ü amberini yitirmiş âhuların öyküsü ve Mesnevi’de geçen Yahudi padişah ile hilekâr vezirinin hikâyesi.

Bir hazin öykü bu, bir hazanın öyküsü... Sonbahar yağmurlarıyla sararmış yaprakların öyküsü, çetin kışlar ile yıkılmış ağaçların öyküsü… Yavrusunu kaybetmiş anaların öyküsü, misk ü amberini yitirmiş âhuların öyküsü…

Yâ Rasûlallah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-… Sen vardın zamanların her birinde, Hazret-i Âdem ile başlayıp, İsrafil -aleyhisselâm-’ın üfleyeceği Sûr ile tamamlanacak bir rüyanın her anındaydın… Nûrun dolaştı nefes nefes en kıymetlilerden; rûhun dolaştı hakikati yüreğine kuşanmış yiğitlerin yüreklerinden ve takdir edilmiş gün gelince Sana ulaştı…

 NASİPLİ OLANLAR GÖRDÜ

Nasipli olanlar gördü Seni, istidatlı olanlar kokladı gül râyihanı, kalbi olanlar sürdü izini, aşkla yananlar ölmedi, tıpkı Senin gibi…

Yazan Written on: Pazar, 23 Aralık 2018 Okunma 799 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Bir gün aslan, kurt ve tilki avlanmak için dağa çıkmışlardı. Avları yakalayıp birbirinin sırtına yükletmek ve taşımak için yardım edeceklerdi. Üçü birlikte o geniş kırda birçok av tutacaklardı. Aslında erkek bir aslan için kurt ve tilki ile arkadaşlık etmek ayıptı, lâkin aslan onlara ikram olsun diye, kendilerine yoldaşlığı kabul etti. 

Hikâyedeki aslandan maksat, hakîkat ve mârifet aslanı olan “veliyy-i kâmil”dir. Kurt ve tilkiden murat ise; hayvanlık sıfatından kurtulamamış sûrî insanlardır. Evliyâullah hazarâtı, bazen böyle hayvan sıfatlı insanlarla beraber bulunurlar. Çünkü Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, “Cemaat, Allâh’ın rahmetine sebeptir.” buyurmuştur. Olur ki, cemaat arasında Allâh’ın sevgili bir kulu bulunur; onun yüzü suyu hürmetine, diğerleri de Allâh’ın lutf u keremine nâil olurlar.

Yazan Written on: Perşembe, 17 Mayıs 2018 Okunma 827 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Tarihçi ve gazeteci merhum İlhan Bardakçı’dan bir hatıra. Kudüs’ün düşmesinden 55 sene sonra… Mescid-i Aksa'da 55 yıl nöbet tutan adam! Mevki Kudüs. Mekân Mescid-i Aksa, tarih 21 Mayıs 1972 yani 2017'den tam 45 sene önce, günlerden cuma.
Ben ve gazeteci arkadaşım rahmetli Said Terzioğlu, İsrail Dışişleri rehberlerinin yardımı ile bu mübarek makamı dolaşıyoruz.
Kudüs kapalı çarşısında, rüzgar gibi dolanan entarili kahvecilerin ellerindeki askılara çarpmadan biraz yürüdünüz mü, önünüze çıkan kapı sizi Mescid-i Aksa'nın önüne kavuşturur. Miraç mucizesinin soluklanıldığı ilk Kıblemize yani... Hemen oracıkta, ilk avlu vardır ki, hâlâ bizim lâkabımızla anılır. “12 bin şamdanlı avlu” derler oraya.

 Yavuz Selim 30 Aralık 1517 Salı günü Kudüs'ü devlete katmıştır da, ortalık kararmıştır. Yatsı namazını o avluda kılar. Kendisi ve bütün ordu beraber. Şamdanları yakarlar. Tam 12 bin şamdan...

Yazan Written on: Pazar, 14 Mayıs 2017 Okunma 3954 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Adamın birinin 5 yaşında bir oğlu varmış..

Adam akşam eve geliyor ve çocuğu hemen…

Babasına koşuyor. Çocuk: "Babacım Ne Olursun Biraz Kapı Önüne Çıkıp da Oynayalım.

Aslında baba oğlunu kırmak istemiyor. Düşünüyor evde de yapacak bir sürü iş var..

Sonra bu çocuğu nasıl kırmadan evde tutabilirim diye düşünürken, masanın üzerinde bir dünya haritası görüyor.
Adam oğluna dönüyor ve:”Bak oğlum..Sana bir görev vereceğim onu yaparsan dışarı çıkıp beraber oynarız..”

Adam eline haritayı alıyor:” Bak oğlum. Bu dünya haritası.” Baba haritayı yırtıyor.

Bir sürü kağıt parçası yapıyor ve oğluna: “Al oğlum. Bu kağıt parçalarını bir araya getir yani dünyayı düzelt, seninle dışarı çıkacağım."

Çocuk da saf ve küçük olduğu için seviniyor. Alıyor kağıtları eline ve odasına doğru koşuyor…

NE İZLESEM

 
 

NE OKUSAM