Editor

Editor

Write on Pazartesi, 02 Eylül 2019 Yayınlandığı Kategori Tasavvuf

Ve anneler çocuklarına "suyu kana kana içme" derlermiş.

İslam medeniyetinde ayların, günlerin ayrı bir ehemmiyeti vardır. Muharrem ayı, bilhassa içerisinde barındırdığı "Aşûra Günü" diye de anılan, pek çok mucizelere, tecellilere, sıkıntılardan kurtuluşa vesîle olan 10 Muharrem günü ile Müslüman zamanında mühim bir yere sahiptir.

Hz. Adem (a.s.)'in 10 Muharrem'de tevbesi kabul olunmuş, Nuh (a.s.) ve gemisi bu günde tufandan kurtulmuş, İbrahim (a.s.) Nemrud'un ateşinden, Yûnus (a.s.) balığın karnından, Mûsâ (a.s.) Firavun'un zulmünden kurtulmuş, Îsâ (a.s.) bu günde göğe yükseltilmiştir.

Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in bu ayda oruç tutması, tutulmasını teşvik etmesi, âdetâ Müslümanları gelecek günlerde çekilecek sıkıntılara hazırlamıştır.Devamını Oku.

Kaynak:sufiworld.com

Write on Çarşamba, 31 Temmuz 2019 Yayınlandığı Kategori Şiir

Vareden'in adıyla insanlığa inen Nur
Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından
Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur
Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından
Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat
En müstesna doğuşa hamiledir kainat

Yıllardır boz bulanık suları yudumladım
Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları
Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım

Hasretin Alev alev içime bir an düştü
Değişti hayal köşküm, gözümde viran düştü
Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde
Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü

İhtiyar cübbesinden kan süzülür Nebi'nin
Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla
Mehtabını düşlerken o mühür sahibinin
Sarsılır Ebu Kubeys kovulmuş feryatlarla

Write on Pazar, 05 Mayıs 2019 Yayınlandığı Kategori Tasavvuf

İsmail Ankaravî Dede

Minhacü'l Fukara adlı eserden

Merâtib-i sülûk (Sülûkun mertebeleri) ve Yüz Mertebe

Bu kısım on bâb üzere meydana getirilmiştir.

Ve her bâb onar dereceye şâmildir.

  1. DERECE: YAKAZA (Uyanık Olma Hali)

Hak Teâlâ bir hadis-i kudsî'sinde Davud (as)'a hitaben şöyle buyurdu:

"Ey Davud! Uyanık ol... Din kardeşine karşı yumuşak davran. Sana, benim isteğim doğrultusunda itaat etmeyene ve seninle muvafık olmayana dost ol ma.

Çünkü o senin düşmanındır."

Buradaki yakazadan (uyanıklıktan) murad, gaflet uykusundan kurtulmaktır. Ve cehaletten berî olmaktır.

Write on Perşembe, 04 Nisan 2019 Yayınlandığı Kategori Tasavvuf

 “MİRÂC-I NEBΔ 

 “Mirâç yükselmektir” 

Mirâç, urûç etmek demek, urûç etmeye yarayan şey. Yükselmeye yaradığı için, insanı devamlı terakkî ettirdiği için hem de öylece resmen ilan ettiği için “Namaz mü’minin miracıdır.” buyuruyor saâdetli o zat. Çünkü devamlı terakkî edersin. “Accilû bi’t-tevbeti kable’l mevt” Mevt gelmeden evvel tövbe ediniz, tövbe de acele ediniz. Akabinde de buyuruyorlar ki: “Accilû bi’ssalâti kable’l fevt” Fevt olmadan evvel de namazınızı yerine getiriniz buyuruyor Peygamber Efendimiz (s.a.s). 

“Mevt gelmeden evvel tövbe de acele ediniz.” Mevti biliyorsunuz, ölüm… “Fevt olmadan evvel de namazda acele ediniz!” Soruyorlar Hasanü’l Basrî’ye: “Hangisi daha şeydir?” Diyor ki: “İkisi de ehemmiyetlidir ama ben size kelime manalarını vereyim siz ona göre karar verin.” diyor.

Write on Cumartesi, 16 Mart 2019 Yayınlandığı Kategori Kitap

Şifacı (Berweuli Birinci Kitap), Fantastik Roman, Hatice DIRMIKCI, Profil Kitap yayınevi, Baskı:Aralık 2018 S.302

 “Neden aranıyordu?”

“Kralına ihanetten.”

“O halde idam edilecek...

Zaten ölü bir adamı mı iyileştirdim ben şimdi?”

“Son nefes verilene kadar hayattan umut kesilmez, kızım. Bunu en iyi sen bilirsin.”

 Labirentlerle dolu bir hapishane olan Ngola Lu’da yıllardır hapis yatan genç bir kız bulunur: Uli… Ömür boyu mahkûm! Onu herkesten koruyan Başgardiyan Durwa ile büyük bir sırrı paylaşırlar: Uli normal insanların aksine hızla iyileşebilme yeteneğine sahiptir ve başka insanları da dokunarak tedavi edebilmektedir.

Write on Cumartesi, 16 Şubat 2019 Yayınlandığı Kategori Tasavvuf

Onlarca kitaba imza atmış, Pendik Yunus Emre Kültür Merkezi’nde devam eden Mesnevî sohbetleri, Cumhuriyet tarihindeki katılımı en çok ve en uzun süreli kültürel faaliyet olarak kaydedilmiş ve tek başına bir röportaj konusu olan İRFA İrfan Medeniyeti Araştırma Merkezi’nin kurucusu Muhammed Fatih Çıtlak'ın şimdiye kadar kimseyle paylaşmadığı hayatındaki çok önemli dönüm noktalarını anlattı. 

 

 İŞTE FATMA TUNÇER ÖNCÜ'NÜN FATİH ÇITLAK İLE ROPÖRTAJI

 Bazıları için bir TV yıldızı… Bazıları için popüler kültürün bir parçası… Ama aslında o altın gibi, değerini bilenlerin yanında çok kıymetli bir mücevher… Aslında bu da kendi tercihi bence, çünkü bağıra çağıra kendini pazarlamıyor ve aslında onu sadece önyargısız bakanlar, popüler kültüre ve dayatmalarına teslim olmayanlar gerçek haliyle görebiliyor.

Write on Salı, 15 Ocak 2019 Yayınlandığı Kategori Şiir

Bu Aşk Bir Bahr-i Ummândır


Bu aşk bir bahr-i ummândır buna hadd ü kenâr olmaz

Delîlim sırr-ı Kur’ân'dır bunu bilende âr olmaz 

Süre geldik ezelîden pîrim Muhammed Alî’den

Şerâb-ı lâ-yezâlîden içenlerde humâr olmaz

 

Eğer âşık isen yâre sakın aldanma ağyâre

Düş İbrâhîm gibi nâre bu gülşende yanâr olmaz 

Kıyamazsan bâş ü câna uzak dur girme meydâna

Bu meydânda nice başlar kesilir hiç sorar olmaz

Write on Salı, 15 Ocak 2019 Yayınlandığı Kategori Tasavvuf

PADİŞAHIN İKİ KÖLEYİ SINAMASI

Bir padişah ucuza iki köle satın aldı. Onlardan birisiyle bir iki söz konuştu. Köleyi anlayışlı, zeki ve tatlı sözlü buldu. Zaten şeker gibi dudaktan ancak şeker şerbeti zuhur eder. Ademoğlu dilinin altında gizlidir. Bu dil, can kapısına perdedir. Bir rüzgar esti de kapıyı kaldırdı mı evin içinde ne varsa görürüz. 

O evde inci mi var, buğday mı altın hazinesi mi var, yoksa yılan akreple mi dolu? Yoksa içerde hazinemi var da kapısında yılan beklemekte? Çünkü altın hazinesi bekçisiz olmaz. Köle, düşünmeden öyle söz söylemekteydi ki başkaları beş yüz defa düşünür de ancak öyle bir söz söyleyebilir. 

Sanki içinde deniz var, deniz de baştanbaşa söyleyen incilerle dolu. Ondan parlayan her incinin nuru, Hak ile Batılı ayırır.

Write on Salı, 15 Ocak 2019 Yayınlandığı Kategori Tasavvuf

 MEVLÂNÂ’NIN MESNEVÎ’SİNDE “ÖKÜZ” METAFORU  Ahmet ÖGKE 

“Hayvan duygusu, o sûretleri (ilâhî tecellîleri) görseydi, öküzle eşek de vaktin Bâyezîd’i olurdu…” 1

(Hz. Mevlânâ) 

Özet

Mevlânâ’nın Mesnevî’sinde “Öküz” Metaforu
Tasavvuf düşüncesinde “öküz” metaforu, genellikle “yeme, içme, uyku ve cimâ„ gibi hayvânî ve nefsânî sıfatlar” gibi mânâları ifâde etmek üzere kullanılmıştır.
Biz bu çalışmamızda, “acaba Mevlânâ, Mesnevî‟sinde “öküz” metaforunu hangi anlamlarda kullanmıştır?” temel sorusunun cevaplarını arayacağız. Bu bağlamda onun “öküz”e yüklediği “nefs, geçimlik dünyâ malı, hayvânî hislerine kapılıp nefsine uyan kişi, münâfık/iki yüzlü kişi, sahte şeyh/müteşeyyih/şeyh taslağı, mânevî/tasavvufî hakîkatlerden

Write on Pazartesi, 07 Ocak 2019 Yayınlandığı Kategori Şiir

Sanma ey hace ki senden zer ü sim isterler
Yevme la yenfau da kalb-i selim isterler

Ey efendi Sanma ki senden altın ve gümüş isteyecekler
Hayır Yevme la yenfau da ancak kalb i selim isterler 
Beyitte Şuara suresinin 88 89 ayetlerini telmih mevcut olup; 

Yevme la yenfau malun vela benun / Illa men eta'llahe bi kalbin selim buyurulmaktadır. Mealen O gün (kiyamette) mal da fayda vermez evlatlar da / Ancak sağlam bir kalb ile Allah'ın huzuruna gelenler müstesna demek olur ki şair ahirete temiz kalb ile gitmek gerektigini vurgulamaktadir

Berzah-ı havf ü recadan geçe gör nakam ol
Dem-i ahirde ne ummid ü ne bim isterler

Korku ve ümit merhalesinden geçip nakam olmaya bak
Yoksa son nefeste ne korku ne de umid işe yaramaz

NE İZLESEM

 
 

NE OKUSAM