Tasavvuf

Tasavvuf (107)

Yazan Written on: Perşembe, 04 Nisan 2019 Okunma 37 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

 “MİRÂC-I NEBΔ 

 “Mirâç yükselmektir” 

Mirâç, urûç etmek demek, urûç etmeye yarayan şey. Yükselmeye yaradığı için, insanı devamlı terakkî ettirdiği için hem de öylece resmen ilan ettiği için “Namaz mü’minin miracıdır.” buyuruyor saâdetli o zat. Çünkü devamlı terakkî edersin. “Accilû bi’t-tevbeti kable’l mevt” Mevt gelmeden evvel tövbe ediniz, tövbe de acele ediniz. Akabinde de buyuruyorlar ki: “Accilû bi’ssalâti kable’l fevt” Fevt olmadan evvel de namazınızı yerine getiriniz buyuruyor Peygamber Efendimiz (s.a.s). 

“Mevt gelmeden evvel tövbe de acele ediniz.” Mevti biliyorsunuz, ölüm… “Fevt olmadan evvel de namazda acele ediniz!” Soruyorlar Hasanü’l Basrî’ye: “Hangisi daha şeydir?” Diyor ki: “İkisi de ehemmiyetlidir ama ben size kelime manalarını vereyim siz ona göre karar verin.” diyor.

Yazan Written on: Cuma, 22 Mart 2019 Okunma 85 kez
Ögeyi Oylayın
(1 Oylayın)

 Hilyetü'l-Ebdâl:1 Ruhî Aydınlanmanın Önkoşulları

 İBN ARABÎ2 

Bize bilmediğimiz şeyleri İlham edip öğrettiği için Allah'a hamdolsun. Allah’ın üzerimizdeki inayeti büyüktür, tartışılmazdır. Şerefli efendimiz Muhammed’e selam olsun; en büyük makamda sözün en derli toplu ve kalıcı olanı ona verilmiştir. 

İmdi ben Peygamber'in amcaoğlu olan Abbas'ı[n kabrini] ziyaret etme münasebetiyle gittiğim Taif'te [h.] 592 yılının Cumadelulâ ayının 12. gününde (13 Nisan 1196) Pazartesi akşamı el-Miye'nin evinde istihareye yattım; Rabbime “ hayırlı bilgiler nasib et" diye niyazda bulundum.3 İstiharemin sebebi, Harranlı Ebu'l-Ganâim'in azatlısı olan Habeşli arkadaşım Ebû Muhammed Abdullah bin Bedr ile Tilimsanlı Ebû Abdullah Muhammed bin Halid Sadefî’nin

Yazan Written on: Cumartesi, 16 Şubat 2019 Okunma 210 kez
Ögeyi Oylayın
(1 Oylayın)

Onlarca kitaba imza atmış, Pendik Yunus Emre Kültür Merkezi’nde devam eden Mesnevî sohbetleri, Cumhuriyet tarihindeki katılımı en çok ve en uzun süreli kültürel faaliyet olarak kaydedilmiş ve tek başına bir röportaj konusu olan İRFA İrfan Medeniyeti Araştırma Merkezi’nin kurucusu Muhammed Fatih Çıtlak'ın şimdiye kadar kimseyle paylaşmadığı hayatındaki çok önemli dönüm noktalarını anlattı. 

 

 İŞTE FATMA TUNÇER ÖNCÜ'NÜN FATİH ÇITLAK İLE ROPÖRTAJI

 Bazıları için bir TV yıldızı… Bazıları için popüler kültürün bir parçası… Ama aslında o altın gibi, değerini bilenlerin yanında çok kıymetli bir mücevher… Aslında bu da kendi tercihi bence, çünkü bağıra çağıra kendini pazarlamıyor ve aslında onu sadece önyargısız bakanlar, popüler kültüre ve dayatmalarına teslim olmayanlar gerçek haliyle görebiliyor.

Yazan Written on: Cumartesi, 02 Şubat 2019 Okunma 160 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Harflerin her birine 1'den 1000'e kadar matematik değerler verilmiştir.

Ebced hesabı Fars ve eski Türk edebiyatında tarih düşürmede de kullanılmıştır.Meselâ İstanbul'un Fetih tarihi için Kur'ân-ı Kerîm'den "Âherûn" kelimesi düşürülmüştür. Bunların toplamı (elif+gayn+ra+vav+nun) = 1+600+200+6+50=857 çıkmaktadır ve bu tarih Hicri 857 (M. 1453) yılı olan fetih tarihidir.

Ayrıca şâir Fuzûli, Kanunî Sultan Süleyman'ın Bağdat'ı fetih tarihi olan 941 H. yılı için; "Geldi burc-i evliyaya padişah-ı namdâr" mısraını tarih düşmüştür.

Yine Sultan Abdülmecid'in saltanata geçişine de "Bir iki iki delik Abdülmecid oldu Melik" mısrası ile tarih düşmüşlerdir. Bütün hurûf-û hecâ denilen yirmi sekiz harfi içine alan "Ebced harf tertibinde" harflerin sayısal değerleri şöyledir:

Yazan Written on: Salı, 15 Ocak 2019 Okunma 209 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

PADİŞAHIN İKİ KÖLEYİ SINAMASI

Bir padişah ucuza iki köle satın aldı. Onlardan birisiyle bir iki söz konuştu. Köleyi anlayışlı, zeki ve tatlı sözlü buldu. Zaten şeker gibi dudaktan ancak şeker şerbeti zuhur eder. Ademoğlu dilinin altında gizlidir. Bu dil, can kapısına perdedir. Bir rüzgar esti de kapıyı kaldırdı mı evin içinde ne varsa görürüz. 

O evde inci mi var, buğday mı altın hazinesi mi var, yoksa yılan akreple mi dolu? Yoksa içerde hazinemi var da kapısında yılan beklemekte? Çünkü altın hazinesi bekçisiz olmaz. Köle, düşünmeden öyle söz söylemekteydi ki başkaları beş yüz defa düşünür de ancak öyle bir söz söyleyebilir. 

Sanki içinde deniz var, deniz de baştanbaşa söyleyen incilerle dolu. Ondan parlayan her incinin nuru, Hak ile Batılı ayırır.

Yazan Written on: Salı, 15 Ocak 2019 Okunma 211 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

 MEVLÂNÂ’NIN MESNEVÎ’SİNDE “ÖKÜZ” METAFORU  Ahmet ÖGKE 

“Hayvan duygusu, o sûretleri (ilâhî tecellîleri) görseydi, öküzle eşek de vaktin Bâyezîd’i olurdu…” 1

(Hz. Mevlânâ) 

Özet

Mevlânâ’nın Mesnevî’sinde “Öküz” Metaforu
Tasavvuf düşüncesinde “öküz” metaforu, genellikle “yeme, içme, uyku ve cimâ„ gibi hayvânî ve nefsânî sıfatlar” gibi mânâları ifâde etmek üzere kullanılmıştır.
Biz bu çalışmamızda, “acaba Mevlânâ, Mesnevî‟sinde “öküz” metaforunu hangi anlamlarda kullanmıştır?” temel sorusunun cevaplarını arayacağız. Bu bağlamda onun “öküz”e yüklediği “nefs, geçimlik dünyâ malı, hayvânî hislerine kapılıp nefsine uyan kişi, münâfık/iki yüzlü kişi, sahte şeyh/müteşeyyih/şeyh taslağı, mânevî/tasavvufî hakîkatlerden

NE İZLESEM

 
 

NE OKUSAM