Kuran’da Oruç

Yazan Berkay ÖZCAN Write on Pazar, 14 Mayıs 2017 Yayınlandığı Kategori Tasavvuf Okunma 1720 kez
Ögeyi Oylayın
(0 oy)

Hicri Takvimin (!) Ramazan ayı girdi, ve yine kimi aç – susuz kalanlarca, sakızın, sigaranın, tükürüğünü yutmanın, göz damlasının, kolonya kullanmanın orucu bozup bozmadığı, 20-25 dk. önce-sonra, imsak vakti, top atılmıştı – atılmamıştı tartışmaları da başladı geleneksel ve kaçınılmaz olarak. Diğer bir çok benzeri konuda olduğu gibi, Rasulullah’tan kalan Ruh meydanlarda olmayınca, şekil – ritüel üzerinden abartılı – takıntılı mülahazalar da haliyle boy gösteriyor özgürce.

İman edenler, yani kendisinde güven/eminlik hissi uyanmış ve toplumuna da güven/emniyet verenler; ve bunun ötesinde de Takva’ya ulaşmak, yani Allah’ın “koruması” altına da girmek isteyenlerse bu tartışmaların muhatabı, tartışmalar da onların muhatabı değil.. Çünkü, onlar Kadir Gecesine (Bknz. Kadir gecesi, Özgürleşme süreci!) ulaşabilme azmiyle, Kur’an ifadesiyle Savm (aşamalı – programlı dinginleşme çalışmaları), Sıyam (topluca, toplumca dinginleşme/takva/Kur’an ilkelerinin eğitimleri) ve İtikafa (yoğunlaştırılmış Tefekkür süreçlerine) girme gayretindeler.

Yâ eyyuhâllezîne âmenû kutibe aleykumus SIYAMu kemâ kutibe alellezîne min kablikum leallekum tettekûn.

Ey iman edenler (kendisinde güven/eminlik hissi uyanmış ve toplumuna da güven/emniyet verenler)! 
SIYAM (topluca, toplumca dinginleşme faaliyetleri/Vahiy ilkelerinin eğitimleri) sizden öncekilerin üzerine yazıldığı (= programlandığı) gibi sizin üzerinize de kaydedildi. Umulur ki böylece siz takva sahibi olursunuz/korunursunuz (2:183).

Savm – Sıyam – Oruç

SaVeMe“hareketsiz durma, durdurma, engelleme” kök anlamlarından SAVM; hareketsizleşme, sakinleme, tüm olumsuzlukları/zaafları durdurma, engelleme, savma, kısaca DİNGİNLEŞME çabası; işteşlik kalıbından SIYAM ise; karşılıklı, topluca sakinleşme programı anlamında..

Farsça kökenli bir sözcük olan “Oruç” Kur’anda geçmemektedir.

Kişisel olarak Savm veya toplu(m)ca Sıyam çalışmaları programlı bir şekilde yapılır veya diğer aşamalarında katılmak üzere (hasta/seferi iken) yapılamayabilir; ama geleneksel oruç ritüelindeki gibi -güneş ışınlarıyla- bozulabilen bir olgu değildir.

***

Evrensel değerlere aykırı hangi konularda zaaf/açık/abartı/tıkanıklık var ise ıslaha, düzeltmeye, reforma, rehabilitasyona yönelik bütün bu programlı çalışmalar gerçekleştirilirken ayetlerde ortak olarak vurgulanan, atlanmaması gereken nokta.. Bizlerin Kur’an = Vicdan = Evrensel Değerler doğrultusunda, yılın sadece bir ayı değil, bir ömür atlamamamız gereken mevzu:

Taam’il miskin!.. Türkçesi, çevrendeki, en yakınındaki işsizin, ihtiyaç sahibinin, eğitimini idame ettirecek bir öğrencinin donatılması, iş – aş – ev sahibi edilmesi için seferber olmak. Lütfen hatırlayalım ayeti, ne diyordu? “O miskinin ihtiyacını gidermez, bu karakteriyle dini yalanlayanın vay haline” (Maun-3)

“ve alellezıne yütıykunehu fidyetün taamü miskin” (2:184)

Diyor ki, Sıyam programı içerisinde Savm çalışması yapan için -pide, tatlı, AVM kuyruğunda beklemek değil-, miskinin ihtiyaçlarının giderilmesi bir sorumluluktur! Niye? Umulur ki korunursunuz! (2:183) İhtiyacını gider, bir eksiğini kapat ki kötüye meyletmesin, ve bu eğilimler toplumda yaygınlık kazanmasın! Umulur ki korunursunuz! (2:183)

Takva’ya, Hakk’a ve yansıması Halka karşı sorumluluk bilincimizi geliştirip, Allah’ın koruması altına nasıl gireceğiz ki başka türlü? Mucize mi indirilecek göklerden? Sihirli sopayla mı? Yemekle şişirilmiş bir karınla edilen Arapça istiğfarlarla mı?

Yüzlerce yıldır kendimizi değil de orucu tutuyoruz, bu ritüel ile korunuyor muyuz? Etiketi İslam olan ülkelerin durumu ortada değil mi? Yoksa, Allah -haşa- yalan mı söylüyor ayetlerinde ? Umulur ki korunursunuz! (2:183)

Ritüel kelimesini, içi – merkezi – ruhu boşaltılmış, çeperinde sadece şeklin, sembolün, gelenekten alınan taklit hareketin kaldığı eylemler anlamında kullanıyorum.

Nasıl gireceğiz bu koruma altına da, toplumca bu musibetlerden, belalardan korunabileceğiz ? Kur’an’ın hiç bir ayetinde ekstra bir DEĞER biçmediği aç ve susuz kalma ritüellerini ön plana çıkartarak mı, yoksa merkezdeki “Taam’il miskin” VURGUSU ile mi ?

***

SIYAM, iman edenleri “koruma” altına alıyor ve salih amellerle/ıslah edici/reformist eylemlerle Takva sahibi yapıyor. Dolayısıyla SAVM, kişisel; SIYAM toplumsal bir takva eğitimidir. Ve III mertebesi vardır – 5:93.

Savm – Sıyam – Orucun getirisi

O halde Takva sahiplerinin özelliklerini Kur’an’da tarayarak SAVM ve SIYAM’ın sonuçlarını bir mihenk taşı olarak kullanabilir ve Takva eğitimine mi giriyoruz yoksa aç ve susuzluk yanımıza kâr mı kalıyor bunu tespit edebiliriz!

Evet, SAVM’ın nefsimize getirilerini okuyalım.. Veya takva sahipleri için görelim..

I- aşama
Yakınlarına, yetimlere, miskinlere/işsizlere, yolda kalmışlara, isteyenlere mallarından harcarlar (2:177)
söz verdikleri zaman sözlerini yerine getirirler (2:177)
sıkıntı, hastalık ve şiddete maruz kaldığında azmederler (2:177)
Hatalarında bile bile ısrar etmezler (3:17)
Dosdoğru ve sâdıktırlar (2:177)
Allah yolunda canlarıyla ve mallarıyla cihad ederler (9:44)
Öfkelendikleri zaman öfkelerini kontrol eder ve insanları affederler (3:134)

II- aşama
Bereket ve bolluk içerisinde yaşarlar (7:96)
Allah, kurtuluş yollarını ve problemlerin çözümünü ihsan eder. Ummadıkları yerden rızıklanırlar. (65:2-3)
İşleri/yolları kolaylaştırılır (92:5)
Toplumların başlarına karşılık = ceza olarak gelen musibetler, belalardan korunurlar (27:53)
İnsanların hilelerinden korunurlar (3:120)
Fenalık, kötülük dokunmaz (39:61)
Basiret ve Tezekkür ehlidirler (7:201)
Hak ve Batılı ayırt etme gücü, yani furkan verilmiştir (8:29)

III- aşama
Ahirete kesin bilgi/bizatihi tecrübe sahibidirler. (2:5)
Cehennemden uzaklaştırılırlar, o kadar ki cehennemin uğultusunu dahi duymazlar (21:101-102)
Melekler onları güzellikle Vefat ettirir (detay için bknz. Nefsin Vefat ve Ölümü), cennete dahil eder (16:32).
Özgüven hisleri geçici değil, sabitlenmiştir; EMİNLİK MAKAMINdadırlar, cenneti hissederler ve İLK ÖLÜMDEN BAŞKA ÖLÜM TATMAZLAR (44:51-57)
Sekine/tam huzur-sükunet hissi içlerine işlemiştir (49:26).
Allah’ın velisidirler/şah damarı yakınlıklarını hissederler ve içlerinde (geleceğe ait) ne bir korku ne de (geçmişten getirilen) hüzün vardır (10:62-63)
Duaları kabul edilir (5:27)
Kalpleri/Şuurları Allah’a dönüktür, Rahman’dan (!) haşyet duyarlar. (50:33)
Takva Kelimesi/öğretisinde sabitlenmişlerdir (49:26).

Bu eğitimin –Kuş Diline tercüme edilerek- aşamaları Meryem kıssasında müteşabihen/ayna ayetler ile anlatılır.

– MeRYem’in [RÛMî olanın] İlahi Aydınlanma (Doğu’da bir mekan/mekanen şarkiyye) için en yakınlarıyla dahi arasına Bilişsel anlamda perde çekmesi 19:16,

– RUH = ilahi bilgelik ile temas, BEŞER = Aydınlanmış Ustaların(beşeren seviyye) örnek alınması 19:17,

– İnsanlığa Ayet ve Rahmet olacak olan 19:21 yeni Bilinç boyutunun, Allah Öğretisinin = İsa müjdesi 19:19,

– İnsanlara yol gösterecek yeni Bilincin bilgilerinin yüklenilmesi (= hamledilmesi) 19:21,

– İtikaf/Âkiflik, gelen yeni bilgiler üzerinde Odaklanma (mekanen kasiyye) 19:22,

– Değer yargılarının yıkılması, Dönüşümün sancısı 19:23,

– Birlik ve Teklik İlmi’nin (su arkı) ve Şuuru’nun (Hurma dalı) ortaya çıkışı 19:24-25,

– Bu Şuurun ilk Aydınlığa = İmsak’a kadar değerlendirilip (yeme) sindirilmesi/içselleştirilmesi (içme) > ve İlahi Aydınlıkla Siyah/Beyaz ipliğin = Hak ve Batılın ayırt edilmesi = Göz aydınlığı 19:26),

– İçselleştirme (!) sürecinde toplumsal şartlanmaları olan halka Tertemiz KELİME’nin/öğretinin (14:24) aktarılmaMAsı > SAVM’ın Rahman isminin en yüce Sevgi, Yumuşaklık tecellisi ile tamamlanması 19:26,

– Bu göz aydınlığı ile karanlıkları aydınlatılacak toplumlar (~ SAVM’ın GECE’nin üzerine tamamlanması) ile konuşacak olan İsa’yı = Allah İlmini, Öğretisini bekleme 19:27,

– İsa’nın hayretle/acayiplikle (feriyye)/radikallikle/geleneğe başkaldırıyla (beğıyye) yadırganması, tepkiler 19:28,
..

….

– Uzun vadede.. İsa’nın/Kamil İnsan’ın “Ene’l Hak” (benden Hakikat dillenmektedir) öğretisinin yanlış değerlendirilerek, Allah’ın Velet = Parça edindiği inancının ortaya çıkışı.. Yani, Allah’ın fizik beden içine hulul ettiği, parçanın Allah olduğu, Allah’tan bir “parça”nın yeryüzünde dolaştığı inançları, vs. vs.

İncil’de Gerçek Oruç

İncil – İşaya 58. bölüm

Diyorlar ki: ‘Oruç tuttuğumuzu neden görmüyor, Benliğimizi yendiğimizi neden farketmiyorsun?

“Bakın, oruç tuttuğunuz gün keyfinize bakıyor, İşçilerinizi eziyorsunuz. Orucunuz kavgayla, çekişmeyle, şiddetli yumruklaşmayla bitiyor. Bugünkü gibi oruç tutmakla sesinizi Yükseklere duyuramazsınız.”

İstediğim oruç bu mu sanıyorsunuz? İnsanın benliğini yenmesi gereken gün böyle mi olmalı? Kamış gibi baş eğip çul ve kül üzerine mi oturmalı? Siz buna mı oruç, RAB’bi hoşnut eden gün diyorsunuz?

Benim istediğim oruç, Haksız yere zincire, boyunduruğa vurulanları Özgür kılmak, tutsakları salıvermek, her türlü boyunduruğu kırmak değil mi? Yiyeceğinizi açla paylaşmak değil mi? Barınaksız yoksulları evinize alır, çıplak gördüğünüzü giydirir, yakınlarınızdan yardımınızı esirgemezseniz, Işığınız tan gibi ağaracak, Çabucak şifa bulacaksınız.

Doğruluğunuz önünüzden gidecek, RAB’bin yüceliği artçınız olacak. O zaman yardım çağrılarınıza RAB yanıt verecek, Feryat ettiğinizde, ‘İşte buradayım’ diyecek. “Eğer boyunduruğa, kaba işaretler yapmaya, Kötücül konuşmalara son verirseniz, Açlar uğruna kendinizi feda eder, yoksulların gereksinimini karşılarsanız,

Işığınız karanlıkta parlayacak, Karanlığınız öğlen gibi ışıyacak.

***

Konunun ruhu, yani Kur’andaki SAVM – SIYAM’ın salt ORUÇ (yemeden, içmeden cinsellikten çekilme) olmadığı sindirildikçe, diğer detayları da zamanla bu not üzerinden aktarılacaktır inş.

Not: ! Bu yorumlara kişisel hissiyatımızın/müşahedelerimizin hatalarının karışmaması için, Kur’an kelimelerinin gelmiş oldukları köklerin anlam yelpazelerini ve Kur’anda ne şekilde kullanıldıklarını (http://kuranharitasi.com/) tespit etmeye çalışarak yorumları (Allah’ın dilediği kadarıyla) aktarma gayretinde olduğumuzu iletmek isterim.

Selam ile..

Kaynak:http://www.sonsuzlukkulesi.com

Son Düzenlenme Pazar, 14 Mayıs 2017 00:41
Bu kategorideki diğerleri: « Kalp Onların Aleminden »

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

NE İZLESEM

 
 

NE OKUSAM